Âh âh diye feryat edene gülelim mi, acıyalım mı?
Sadece acı çekenler mi feryat eder sanıyorsunuz? Ya arzusunu gerçekleştirmek için deli divane olanlara ne demeli? Ya bir dünyalık uğruna, üç günlük dünyalık için koca koca emek sarfedenler için ne düşünelim?
Tam da şu soruları sormanın zamanıdır:
Arkadaş; ne için âh ediyorsun? Bu âhın asıl sebebi nedir?
“Arif isen bil ki bir gün lâlezâr elden gider
Modern kentlerde yaşayan insanın ayakları yere basmıyor. Yani toprağa, yani aslına yakın duramıyor. Üstelik onun aklı havalarda ve kibirli. Yükseklerde olduğunu zannediyor.
Aç olmanın kıymeti mi olurmuş denilebilir. Ama bazen aç kalmak, aç kalmayı denemek, açlarla birlikte aynı şeyi hissetmek son derece faydalıdır, uyarıcıdır, hatırlatıcıdır.
Veda Tepesinin üzerinden Ay doğdu üzerimize...
Fecir, bütün görkemiyle uzak ufukta belirir. Önce hafif bir kızıllık, sonra alaca bir karanlık ve fecir vakti...