Tabii (doğal) âfetler;
bir sebebe bağlı olarak meydana gelen kâinat düzeninin bir parçası olaylardır.
Allah’ın yarattığı ve yaptığı her şey O’nun âyetidir,
Tabii (doğal) âfetler;
bir sebebe bağlı olarak meydana gelen kâinat düzeninin bir parçası olaylardır.
Allah’ın yarattığı ve yaptığı her şey O’nun âyetidir,
Bilinen bir gerçektir; eden bulur.
Adalet er geç gerçekleşir, herkes yaptığının karşılığını alır.
Fakirlik aslında başkasına muhtaç olma durumudur.
Bunun aslı ‘fakr veya fakru’dur, bu da sözlükte ‘ğına’-zenginliğin’ zıddıdır. ‘el-fakru’ ihtiyaç demektir. (İbni Manzur, Lisânu’l-Arab, 11/205)
Gerek fikir özgürlüğünün gerekse boyutlarının ne olduğunu tanımlamak oldukça zor, bir o kadar da göreceli bir meseledir. Bu konuda ortak bir söyleme ulaşmak hemen hemen imkansızdır.
-Kavram olarak tezkiye
Tezkiye ‘zekâ’ fiilinin tef’il kalıbından masdardır.
Tezkiye kavramı Kur’an’da saflaştırma, temizleme, arındırma anlamında kullanılıyor.
İmam-ı Gazalî’nin İhyâu Ulûmi’d-Din adlı meşhur eserinde geçtiği iddia edilen bir haberden hareketle müslümanların tırnaklarını sırasıyla değil ara ara, atlayarak kesmeleri tavsiye ediliyor. (Her işimiz bitti ve şimdi sıra buna geldi!)