1.Edward Said’in dediği gibi, bizim emperyalistlerle, bu haydutlarla, bu zalimlerle savaşmaya ordumuz, silahımız yok. İslâm ülkelerini harekete geçirecek gücümüz de yok.

Zaten onların da bu zalimlere karşı çıkacak, onlara hayır diyecek güçleri yok. Bir kısmı iktidarlarını onlara borçlular.

-Ancak bütün bunlar bizim sorumluluğumuz iptal etmez. Onlara hiç olmazsa bir taş da biz atalım, bir ayakkabı da biz fırlatalım. Safımız belli olsun.

Bununla haykıralım ki; onların yaptıklarından razı değiliz ve ‘hayır hayır asla’ diyoruz.

 

2.Müslümanlarla kardeş olduğumuz bilincini unutmamak. Kardeş kardeşe kardeşce davranır, derdiyle dertlenir.

“Müʼminler birbirini sevmekte, birbirine acımakta, birbirini korumakta bir vücut gibidir. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvları da bu sebeple uykusuzluk ve yüksek ateşle buna iştirak eder.  (Buhârî, Edeb/27. Müslim, Birr/66)

-Hadis olarak rivayet edilen bir sözde şöyle deniyor: “Mü’minlerin derdiyle dertlenmeyen bizden değildir.” buyuruyor. (Hâkim, 4/352; Heysemî, 1/87)

3.Şair gibi demek lazım:  “Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim

Adam, aldırma da geç git, diyemem aldırırım

çiğnerim, çiğnenirim hakkı tutar kaldırım!” (M. A. Ersoy)

4.Ne olup bittiğinden haberdar olmak, duyarsız olmamak.

Dünya tarihini, günümüz olaylarını iyi okumak, kimin ne yaptığına bakmak gerek...

“Ne atom bombası

Ne Londra Konferansı

Bir elinde cımbız bir eline ayna

Umurunda mı dünya”  gibi olmamak...

Dünyada olan olayları duymamak, görmemek, üç maymunları oynamak hakkımız değil.

5.Mü’minlerle veli olduğumuzu unutmamak.

“Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe 9/91)

Allah (cc) mü’minleri şöyle uyarıyor:

وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ اِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الْاَرْضِ وَفَسَادٌ كَب۪يرٌۜ

“İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunların (veliliğin) gereğini yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve büyük bir bozulma olur.“ (Enfâl 8/73)

6.Vahiy ölcüsüyle zulmü ve zalimi iyi tanımak ve onlara destek olabilecek bir hata yapmamak, bilakis karşı çıkmak.

"Ümmetimin, zalime 'Ey zalim, yanlış yapıyorsun!' demekten korktuğunu gördüğünde, artık ondan ümit kesilmiştir.” (Bezzar, 6/362, 363; Müstedrek, 4/108)

7.Kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsunmazlumdan yana zalime karşı olmak... 

وَلَا تَرْكَنُٓوا اِلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُۙ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ

“Zalimlerin yanında olmayın; sonra ateş sizi de yakar. Allah’tan başka velileriniz  olmadığına göre bir yerden yardım da göremezsiniz!” (Hûd 11/113)

8.Eldeki imkanlarla devleti yönetenleri, zalimlere yardımcı olmamaları konusunda uyarmak, mazlumdan yana olmalarını, her an saldırı olabilecekmiş gibi hazırlık yapmalarını teşvik etmek. Bu konuda duyarlı olan yapıları, çalışmaları, yayınları desteklemek.

9.Adaletli, bilinçli, cesur, aynı zamanda akıllı hareket eden, becerikli kişilerin ve yönetimimn iş başına gelmesini sağlamak.

10.Haritaları iyi okumak gerekir, ya da haritaları kendi çıkarlarına göre düzenleyip, o açıdan okuyanların okumalarına kanmamak gerekir. Zira güçlülüler haritaları bile kendi çıkarlarına göre yapıp okuyorlar. Yeni SYKES PİCOT’un bununla bağlantısına tekrar bakmak gerekiyor.

Bölgemize ingilizler Ortadoğu ismini verdiler. Biz demeyelim.  Bunu ingiliz emperyalizmini yumuşatmak, onun verdiği ismi benimsemek olur. Başka bir isim bulalım.

Tıpkı Faslıların Fransızların verdiği marokko, marokkanen adlandırmasını kabul etmek gibi... Kendilerine dedik: Yahu siz Mağripsiniz, neden Fransızların sömürge dönemini hatırlatan bu ismi kullanıyorsunuz?

11.İslâm ülkelerinin iyi yönetilmesini, sömürge olmamasını, bir de vahdet olmasını temenni etmek. Ama bu temenni ne zaman gerçekleşir, bilmiyoruz.

İki yıl süren Gazze katliamına karşı İslâm Konferansı Teşkiletı’nın ve Arapa Birliğinin acziyeti ortada. İslâm ülkeleri galiba birleşmemekte birleşiyorlar.

Zalim sömürgeciler, işgalciler de bunu iyi değerlendiriyorlar. Ya da birleşmemeleri için ellerinden geleni yapyorlar.

13.Elden geldiği kadar boykota devam etmek, hiç ara vermemek ve muhtaçlara yardım ulaştırmak.

14.Hiç olmazsa mazlumların lehine, zalimlerin aleyhine dua etmek.

15.Çok okumak, yani kendimizi iyi yetiştirmek ve müslümanların lehine görev alıp onu en iyi şekilde yerine getirmek. Eldeki bütün imkanları, medyayı, eğitimi, toplantıları, STKları, yayınları, araştırmaları iyi kullanmak. Hem bu konularda, müslümanların vahdet olmasını, İslam ülkelerinin birleşip emperyalistlere karşı yeni bir kutup oluşturmalarını  sürekli gündeme getirmek, teşvik etmek.

16.İnsanlığın daha adil bir sistme hitiyacı var. Bunun için okumuş, her yönetim, her rehber üzerine düşeni yapmalı.

Hüseyin K. Ece

10.01.2026

Zaandam